Karanlık

dark01Tüm bu kavram kargaşası arasında, yüreğimizin sesini bile bastıran bu gürültü içerisinde, ne kadar zor aslında, ne kadar zor bağlantıları kurabilmek; bu koca yapbozun herbir parçasını yerine koyana dek kaç kişi canından oldu acaba.

Öğrendikçe yükseldiğimiz doğru bence, daha yüksekten baktıkça tüm bu olanlara, mutlak karanlığın arasında parıldayan ışık zerreciklerinden başka bir şey olmadığımızı görebiliriz. Yüksekten baktıkça aslında karanlığın heryerde olduğunu görebiliriz. Ama her bir ışık tanesine gözüm takıldıkça, sadece umudum artıyor, aydınlığın galip geleceğini biliyorum. Kadim öğretiler de pek farklı değil bu konuda: Zerdüşt Peygamberin; 12 bin öküz derisinin üzerine yazdırdığı Zend-Avesta’da Yaradılış hikayesi şöyledir:
“Karanlık mutlaktır ve heryeri kaplamaktadır; ancak tek bir ışık tanesi vardır; O varlıktır; herşeyi; akla hayale gelebilecek herşeyi içinde saklar. Karanlık boştur; heryerdedir ama içinde hiçbirşey yoktur; işte bu yüzden Aydınlığı kıskanır ve ona saldırır. Işık kendisine saldırıldığında PATLAR; binlerce ışık tanesi heryere saçılır ve ZAMAN başlar; zaman tüm ışık tanecikleri bir araya gelene kadar devam edecktir…. İşte bu zaman karanlığın zamanıdır; her saniyesi sayılıdır; zaman karanlığa tanınan bir süredir; zira bu sürecin sonunda yani zaman durduğunda heryer tarifsiz bir süre boyunca ışık olacaktır.” İşte bir Yaradılış destanı; kadının erkeğin omurgasından gelmediği herhangi bir aşağılama içermeyen hoş bir başlangıç.

Peki karanlığın bu kıskanç tavırlarının onu ne kadar saldırgan yaptığını farketmiyor muyuz sanki….Nasıl da ışığa saldırıyor; en ufak parçasının nasıl da üzerne gidiyor; aslında kaybedeceğini bilen biri gibi oynuyor; yeri göğü inletiyor; binbir şekle girip tüm bilgeliğimizi çalıyor ve onları bozuyor; içlerinden özlerini alarak kendisine benzetiyor. Aşklarımızı alıp anlamlarını kurcalıyor; onlardan anlamsız tv dizileri üretiyor. Amaçlarımızı öğrenip onları hangi vergilendirme şekliyle nasıl engelleyeceğini hesaplıyor; fikirlerimizi çalıp içlerine anlamsız sözler katıyor. Karanlık korkuyu ve dehşeti içimize salmak için sayısız donanımıyla üzerimize geliyor.

İşte biraz yukardan bakınca böyle gözüküyor; defalarca yenilmiş Aydınlık hiç durmuyor
O da kendi iç dinamiğiyle karanlığa meydan okuyor; en fazla ölürüm diyor ; ama söndürülemem ki. Karanlık tüm krallıkları yok etti; zaten karanlık olanlar daha da gömüldüler düştükleri tuzağa; ama aydınlığın saklanacağı yerlerdi oralar; gerçek bir kral ülkesini ve halkını severdi; aydınlığa hep yol verirdi. Şah 1979 İran’ı terk ettiğnde karanlık çok büyük bir zafer kazandı.

Özgür Düşünce ise aydınlık adına tarih boyunca sayısız zaferler elde etti. Paris’te devrimden sonra Notre Dame Kilisesi’nin üzerine “Bilim Tapınağı” ibaresi asıldı(1793), bu olabilecek en güzel şeydi. İnsan Hakları Beyannamesi yayınlandığında gene yeni bir umut kaplamıştı aydınlık yürekleri. Bolşevik Devrimi sevinçle haykırmamıza neden olmuştu.

Karanlık tüm gücüyle saldırmaya devam ediyor; Anadolu hep kan ağlıyor; tarih boyunca olduğu gibi. Onurlu bir ölümden başka bir yol yok düşüncesi aldı gitti başını burada. Ama karanlık onuru bile çalmayı başarıyor kimi zaman. Özünü unutmuş Şamanın Torunları arap cehaletine yağ çekiyor. Okullarımıza bu cehaleti sokmak istiyor.

Ben Iran devrimini gözlerimle gördüm; yüreğimde yaşadım; binlerce kişi sokaklarda aydınlık adına haykırmanın nasıl bir duygu olduğunu biliyorum. Ama bu duyguyu bile çaldılar o zamanlar bizlerden. Sonradan kralına karşı kaldırdığı için kolunu kesen adamlarla tanıştım. Nasıl da düştü koca bir millet karanlığın tuzağına…. Şimdi sıra Türkiye’de çok dikkatli olmalıyız…

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s