Cumhuriyet

İnsanlık binlerce sene boyunca basitçe ve sadece iki sınıfa ayrılırdı: Köle ve efendi. Bu ayrımın 18 YY a kadar yavaş yavaş sona ermesiyle birlikte (şekil değiştirmesi) kölelik duygusu ve kavramının günümüze kadar hissedilebilmesi olası değil. Ve bu kölelik düzeni sadece Avrupa kıtasına mahsus değil, tüm yeryüzünde Japon adalarından Arabistana kadar her yerde kölelik vardı.
Tüm zorbalıklara savaş açanların mutlak hakimiyete son vermeleri için yapmaları gereken Cumhuriyet ideasını yaratmaktı. Tiranlığa, diktatörlüğe (sultanlığa, halifeliğe) karşı bir denetim sistemidir Cumhuriyet. İlk kuralı babadan oğula yönetimlerin geçişini engellemektir. Bunu yasama ve yürütme güçleri takip eder. Ancak her Cumhuriyet demokratik olmak zorunda da değildir. İran bir cumhuriyettir ancak seçimlere girecek partilerin hangileri olacağına dini meclis ve ruhani lider karar verir; yani karar yine tek bir kişinin dudakları arasındadır. TEK kişilik yönetim isteyenler elbette içlerindeki şeytanlara teslim olmuş ve sınırsız gücün verdiği tanrısallaşma hezeyanına kapılacaklardır.
Hele bir de arkalarında halkın belli bir kesiminden destek alırlarsa; kendilerini feda edeceklerini söylerlerse…. Nasıl olur da herhangi bir başkası için ölmek istersin, tanrının sana verdiği canı bu şekilde mahvetmen işte esas günah

Özgürlüğün tanımının oldukça kirletildiği bu günlerde son 2 bin senedir olduğu gibi, halen tek yolumuzun, kurtuluşumuzun Cumhuriyet olduğunu bilmeliyiz. Her şey onun bakası için…

Republic

All for favour of the Republic

Bu arada “Rome” bu konuda oldukça net fikirler vermekte..

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s