Büyük Utanç Günü 10 Ekim 2015

Bu büyük acı ve utanç öylesine kahredici ki:

acı çünki elim ayağım kopmuş ya da en sevdiklerim ölmüş gibi
utanç çünki benim de payım var içine düştüğümüz bu durumda,
sizin de.

Artık geç yapılmış her eylemin bedeli daha önce hiç ama hiç olmadığı kadar ağır oluyor,
ölüm oluyor doğrudan; kan ve dehşet; tam tamına cehennemi andırıyor.

Dahası artık her geç söylenmiş sözün; en ufak “yapılmamış” bir itirazın bile bir bedeli var. Boşvermişlik kesinlikle tahammül sınırlarının içinde değil.

YÜZ insanımız başkentimizde öldürüldü, katledildi; avazım çıktığı kadar haykırmak istiyorum
sınırda değil, cephede, orda burda değil başkentimizde,
Ankara’da 100 kez kalbimizden, canımızdan vurulduk biz.10ekim

Soysuzluğun, yüzsüzlüğün sonu gelmiştir artık, bundan aşağılığı da olamaz dediğimiz her olaydan sonra daha da adicesine mahkum olmak.

Yaşamın anlamının kıyısından dahi geçememiş insan müsvettelerinin değersiz hayatları; kendilerini havaya uçurduklarında bile bir can alamamalıydı.

ah yavaşça solmakta olan güzel ülkem:

ittolu

İstifa edecek misiniz deyince o takınılan yüz ifadesini en başarılı korku filmlerinde bile göremez kimse.

10 Ekim 2015 bizim için bir dönüm noktası olmayacak ve bizi kurtarabilecek ivmeyi başlatamayacaksa; o zaman sonumuzun başlangıcnın geldiğini bilmeliyiz. Bu tarih herşeyden önce bir hükümetin ne kadar vahşi ve tehlikeli olabileceğini anlatmış oldu bize. Kelepçelenecek isimlerin arasına pek çok isim daha katıldı. Ve bu insanlar tutuklandıktan sonra her 10 Ekim’de Ankara Garına getirilecekler ve halk orada üzerlerine kusacak; bunlar zindanda ölene kadar bu halk her yıl oraya gidecek ve onların suratına tükürecek.

Ama bunun için katetmemiz gereken bir yol var ve bu yol sırat köprüsünden de beter. Hele şimdi bu büyük acı varken, başkentin yeri kana bulanmışken…ülke tamamen başı boş bir ahıra dönüşmüşken, halkın en azından %60’ının takmadığı bir adamın başını çektiği kokuşmuş bir haydutlar çetesi ortada at koştururken, paniğe kapılmamak elde değil nerdeyse.

ittoğan

Sonları onların; bizim dirayetimiz ve inancımız olacaktır; vicdana, insanlığa, doğruya inanıyoruz biz çünki. Ve doğru olan tektir her alemde; doğruluk yolundan şaşmadan bu ülke vatandaşı herkesin “nereden” olursa olsun eşit haklara sahip olduğunu ve bu hakları bizlere verenin de gene biz olduğumuzu hatırlamalıyız. Ülkemize bulaşmış bu virüslerden ve gerici, karanlık zihniyetlerinden kurtulacağız. Anadolu karanlığı barındıramayacak kadar aydınlıktır, göreceksiniz.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s