Tanrı Faraziyesi

Şimdi tüm Tanrısal fantezilerimizi biraz bi kenara koyalım ve birazdan anlatacağım hikayenin ne kadar çok soruyu cevaplandıracağına bakalım;

Evrenin yaradılaşından bu güne kadar geçen süreyi 14 milyar yıl olarak kabul edersek; 2000 yıllık uygarlığımızın nasıl da koca bir hiç olduğunu görürüz. Sorgusuz sualsiz bilmeli ve kabul etmeliyiz ki bu koca evrende bizden yani insanoğlundan başka zeki varlıklar vardır; sayısız galaksi sistemlerinden oluşan bu evrende bizim içerisinde bulunduğumuz galaksi, tüm evrenin 1000000/1 i bile etmiyor; o halde ne olduğuna bakalım:

nerdeyiz

Samanyolu Galaksisi

Pek çok galaksideki, sayısız farklı gezegenlerde yaşamlarını milyarlarca yıldır sürdüren; geliştirdikleri medeniyetler ve kültürleri zaman içerisinde birbirine bağlayan galaksiler arası “üst meclis” yönetiminde hayatlarını sizinki ve benimkine oldukça benzer bir şekilde sürdüren 300 milyarın üzerinde “insan” bulunmaktadır.

 

Galaksilerarası Üst Meclis; yada Galaktik Meclis; farklı galaksilerde yeralan gezegenlerin halklarının seçilmiş temsilcilerinden oluşur. Meclis Evrensel Yasaları belirler; evrensel yasalar; tüm gezegenlerde bulunan ülkelerin ve halkların; onların kurdukları ve uyguladıkları her türlü yasa ve geleneklerinden daha üstündür. Evrensel Düzeni sağlayan bu yasalar milyarlarca yıldır hiç değişmeden uygulanmaktadır.

Ancak birgün Samanyolu Galaksisi içinden; Arp87 galaksisi ve sarı galakside bulunan 7 gezegenin halkları ve yöneticileri “Galaktik Meclis” in bazı temel yasalarına karşı gelip; zorbalıkla ve hainlikle gizli işler yapmaya başladılar. Tüm evrende yaptıklarının sonucu bir dengesizlik oluşmaya başladı. Milyarlarca yıldır mutlak dengeyi sağlamakla yükümlü Galaktik Meclis; ilk kez böylesine büyük bir sorunla karşı karşıya kalmış. Daha önce uzak bir gezegenin minik bir ülkesinde bazı olaylar çıkmıştı ama bu kez; 7 gezegen olduğu gibi üstelik üzerlerinde yaşayan tüm halkların ve hükümetlerin de desteğini alarak evrensel yasalara karşı geliniyordu.

Elçiler, aracılar, toplantılar hatta tehditler bile hiç fayda etmiyordu; milyarlarca insanın gözü dönmüş; güzel ve mutlu bir hayat yaşamak yerine birbirlerine kurşun yağdırmayı tercih ediyorlardı. Bu 7 gezegen yıllar önce evrensel temel yasalardan biri olan Silahsızlık İlkesine karşı gelmiş; bu gezegenlerin tamamındaki farklı ülkelerde farklı güçlerde silahlar üretilmiş ve büyük bir silahlanma dalgası başlatmıştır.

Galaktik Meclis eninde sonunda varolduğu günden beri ilk kez en acımasız kararını vermek zorunda kalmış. Evrensel yasanın birinci ilkesinin yaşamın kutsallığı olmasından dolayı; mümkün olduğu kadar az kayıpla tüm bu halkları SÜRGÜN etme kararı almış. Üstelik bir diğer ceza olarak gezegenlerini yok etmiş yada yaşanılamaz hale getirmiştir.

galaktikfederasyon

Bu kendinden geçmiş, kudurmuş öfke dolu halkları mümkün olan en uzak noktalardan biri olan Samanyolu galaksisindeki Dünya gezegenine göndermişler ve bu sapkın halkları baskı ve denetim altında tutmak için gezegenin yanına bir gözetleme uydusu koymuşlar (Ay). Bu sapkın halkların bir daha kendilerine asla ulaşamaması dileğiyle onları hep izlemişler….

Tabi ki sürgünler, biz dünya halkları oluyoruz…. evet çok büyük büyük atalamız milyarlarca yıl önce biryerlerde epey cozutmuş sanırsam. Biz de şu mitolojilerde ve din kitaplarında geçen “düşüş” temasını çok iyi anlayabiliyoruz şimdi cenetten (evrenden) koparıldık ve bu minnacık gezegende yaşamaya mahkum edildik. Sarı galaksiden bir gezegenden olan tüm sarıderili ve çekik gözlü dostlarımızla birlikte, Arp87’den gelen karaderili dostlarımız ve Centauri’den gelen beyazlar ve diğerleri. İşte hepimiz sürgünüz burda; iskelet yapımızla görünüşlerimizin de farklı olması işte bu yüzden; adem ve havvadan çıkmadık kessinlikle. Dahası Ay’daki gözetleme üssünden yüzyıllardır ilerleyişimizi yavaşlatmak ve idrakımızı köreltmek için böyle uyduruk masalları dünyaya yayan da onlardır. Gardiyanlarımız yani

Eeee ama herşey bir yere kadar artık tüm hikayeyi bildiğimize göre; bizi tekrar cenete alın lütfen; bizim de başka başka galaksilerdeki gezegenlerde dostlarımız olsun; idrakımızı serbest bırakın artık….

Müebbet hapis miydi yani cezamız??

Evet-Hayır ve Şeref

16 Nisan günü “hayır” çıkacağından emin olmayan var mıydı acaba? Sn. Cumhurbaşkanı dahil; ben, sen, o , biz, hepimiz, hatta sıkı Ak partili onlarca dostumuz; hepimiz “hayır” dedik. Zaferin derin sarhoşluğu içerisinde; abartılmış ve şişirilmiş AA nın verilerini ordan burdan dinlerken, tabi bi yandan başka sosyal medyaya bakarken….. PAT diye, gene evet gene PİSLİK yapılmaya başlandı, ben dahil binlerce kişi YSK nın sitesine girdi ve şu mesajı gördü:ahaişte

Dehşete düşmüştüm tam o an; nasıl olur ya tekrar, tekrar milletinin gözünün içine baka baka nasıl yaparsınız ya. Evet diyeni de Hayır diyeni de adam yerine koymuyorsunuz. Hepimizin birden şerefini aldınız, bedbaht ettiniz bu milleti. YSK ve oradaki satılmışlar vay halinize…Daha neler yapacağınızı düşünmek, tahmin etmek o kadar kolay ki, şeytanın iblisleri tüm ülkeyi ele geçirdiniz. Ammmmmma durun bi az zamanınız kaldı, bu ülkenin evladı, sizin makarna kafalı “okuyup da napacak” dediğiniz bu insanlar ne kadar aşağılık olduğunuzu gördü artık. Kendi seçmen kitleniz tekmeyi basacak size. Sonrasıyla ilgili duyduğunuz endişe ise yüzlerinizden pekala okunuyor.

Şimdi bu vatanda bu bayrağın altında yaşamış, suyunu ekmeğini yiyip içmiş okullarında üniversitelerinde okumuş, sinemasından,müziğinden, dizilerinden, kültüründen ilham almış her vatandaş bu referandumda Anayasaya aykırı davranıldığını dile getirmeli ve referandumun iptali ve yenilenmesi talebi için elinden geleni yapmalıdır.

Bu millet, birilerinin sürekli “milletin iradesi, milletin iradesi” diyerek “milletin iradesini” çaldığını artık anlamış bulunmaktadır. Bu referandumda hile yaptığınızı da elbetteki tüm dünyaya haykıracağız, ne yani öylece sırf sizin canınınz istedi diye ülkemizden vaz mı geçeceğiz? Ekonomiyi bitirdiniz, işsizliğe bak, dövize bak, yiyecek içeceğin fiyatına bak ya, benzine mazota bak dünyada bunlara bizden fazla para veren var mı?? sıfır zart zurt dediniz sayenizde SIFIR dostumuz var; yaw herkesten nasıl nefret edebiliyorsun. Bu ne siyaset be; içinde bir parça İNSANLIK olsaydı keşke; ümmetçiliğin sonu cehennem işte….

Bir de gelmişler “idam” diyorlar, insan kendi sonuna bu kadar hızlı koşar mı ya ?

Toplumsal suçlar işleyen suçluların bırakın idamı; ömürlerinin sonuna kadar, her ay başka bir ilin “teşhir meydanına” diyelim, getirilmeleri ve millet tarafından balgam ve çürük yumurta yağmuruna tutulmaları gerekir. Büyükler küçülere “sen de at küçüğüm senin geleceğini çalacaktı” diyerek olan biteni anlatmalı. Öldüklerinde bu ritüel bitmemeli, özellikle milletiyle dalga geçen, onu küçük gören ve aşağılayan türden toplumsal suçlar işleyenlerin heykeli bu meydanlara getirilmeli.

Turkish Referendum

Turkey and 2017 Referendum for Amendments in The Constitutional Law

What is happening in this country is actually very dramatic and full of irony. But to cut it short: these amendments are causing serious problems; they are simply laying all the power of both jurisdiction and execution into hands of one man: and at the moment this “one man” is Erdoğan; the enemy of the public.referTurk

Before going into all above; the “western mind” needs to understand and comprehend the Turkish Mind. Turks can not be called barberians. On the conterary Turks are civilized. When Europe was struck by the black death; or any inteligent idea was referred to withcrafting and men and women burnt alive; Turks were bathing in their hammams and enjoying utmost health and evenmore freedom. Turks have been immigrating for the last 2000 years; thus thoughout history these nonstop migrations have led to merging cultures when they met Persians, Armenians and Caldaneans, Assyrians (Christians) and many Jewish tribes, they met with Helens, with Zaraostarians, with Kybele and Mithra. That’s why Turks are welcoming, hospitable, talkative, anyone who has been to the country can feel this harmony and the warmth. It all comes from centuries of war and peace, and developing sense of empathy for others; living toghether for centuries. You can see a mosque, next to a church next to a synagogue in İstanbul and all are at least 500 years old, older than the whole history of US who claims to be the leader of the world.

So now with this tiny and quick look at the Turks one can understand why they can not be seriously religious as they have experienced almost all religions on their way to west. They had merged into local people by marriage, and other bounds. This country is full of colors, we have suphies, jews, christians, budists, atheists, majority is muslim but so diferrent than any arab country. The turkish islam is divided into a lot of pieces, all again because of the Turkish İnheritence of Merging Cultures by 1000 year long İmmigrations.

So Turks are born secular; no one has to teach them anything about this, and Turks have the ritual of assembly dating back to 2000 BC, so they believe in parlement, and that’s why Atatürk announced the Grant National Assembly of Turkey

And NOW we have a lunatic who is attempting to erase all power of our grand assembly. 40 percent of our nation is blined by a few gold coins this government of AKP is tossing. But as they have a historical sense of democracy and liberty I believe the result of the referendum will be a GRAND NO.

HAYRULAZAM

Ultra komik bir durum bu. Aman ha Avrupa “Hayır’ı destekliyor”; yaw nasıl anlatılır ki şimdi tüm bunlar: benim İngiliz de Hollandalı da pek çok dostum var. Alman’ı da var Rus’u da var; Fransız; Danimarka’lı, var işte. Nasıl mı? Nerde mi ? Burda! Canım memleketimde; hepsi benim yaşadığım cennetsi Akdeniz kıyı şeridimizde yaşıyor. Pek çoğuyla iş yaptım, onlara ev, arsa sattım, oldukça samimi oldum. 20 yıldır tanıdıklarım var avrupalı milletinden. Hepsi birbirinden çok farklı ama bir sürü ortak noktaları var; özellikle din ve siyaset konusunda; bir kere din bu insanlar için sadece bir mitolojiden ibaret; zaten İngiltere 2015’te yaradılışla ilgili tüm içerikleri eğitim sisteminden kaldırdı; İncil söz konusu oluyor ama sadece “masallar” bölümünde.

Bu sevgili Avrupa’lı arkadaşlarım benim için gerçekten Aziz’dir; neden…. bir kere çoğunluğu bizzat şu cümleyi kullanmıştır;” hükümet mi; canı ceheneme hükümetin” ne kendi hükümetleriyle ilgilenirler ne de bizimkiyle. Bir tanesi bana “sizlerden 1920 lerde bi melek çıkmıştı; şimdi de bi şeytan çıkardınız” demişti; ne kadar da haklıymış. Yaw kendi memleketine gömülmek istemeyen; Anadolunun neresi olursa olsun herhangi bir yerine gömün diye vasiyet bırakan avrupalılar var bizzat tanıdığım. Şereftir böylesi insanları tanımak; göt lalesi olunca aaa ne güzel bak adama ne kadar hayran bizim ülkeye der geçersiniz; adamın hayran olduğu sen değilsin bir kere orası kesin; avrupalının dediğini anlamak için 40 fırın ekmek yemek gerekiyor; bu adam zikerim hükümeti dediği zaman bir bildiği vardır; bir keresinde hükümetlerin bir kurmacanın bir parçası olduğunu; seçimlerin adeta bir formalite olduğunu bilir; avrupa ülkelerinde seçimlere katılım çok düşüktür. Yani anlayacağınız avrupalı değil uzaylı gelse okusa o da hayır diyecek o zaman uzaylıya da fetöçü mü diyeceksiniz?

hayır

Kısacası bu insanlar şu anda çevirisi internette kolayca bulunan “modifications in the Constitutional Law of Turkish Republic” i okuduklarında “hassstir yazık lan Türkiye böyle bir yer olmasın dedikleri için “hayır” diyorlar sayın moronlar.

“Bir gemide iki kaptan olmaz” lafı Türklerin ezelden beri gemicilikten, denizcilikten anlamadıkları anlamına gelir; Osmanlı kafası bir lafın tekrarıdır bu. Bir gemide kesinlikle İKİ kaptan olur; 1. kaptan ve 2. kaptan; şu anda yerküre üzerinde yolculuk eden yük yada yolcu gemilerinin hepsinde durum aynıdır. 1 kaptan; karaya çıktığında geminin yönetimi 2. kaptandadır, hastalanınca, kıçında basur çıkınca, ölünce durum aynı.

Türk milleti ezelden beri Meclis alışkanlığıyla tarih sayfalarında yer almıştır; kurullar; kurultaylar 3000 yıllık tarihi vardır bunların. Meclisin yetkilerini en aza indiren bu yasa ucubedir. Bi boka yaramayacak meclisteki vekillere ne diye o zaman dünya kadar maaş verilecek ki? He sus ve yalamaya devam et parası anladık.

Parlamenter sistemin içine 20 yıldır doldurduğunuz cemaatler, tarikatlar onu bu işlemez hale getirdi. Şimdi en büyük sınavını vermiş, hatta tüm bu kumpasların kurbanı olarak bombalanmış bir meclis, tescillenmiştir yahu. Şimdi tam da ışıl ışıl çalışcağı zamanda tüm yetkilerini elinden alıyorsunuz, ne bir gensoru kaldı ne de reizin çıkaracağı khklara itiraz etme hakkı; olmaz bu kadar…

Peli ya Fırat Kalkanı; orda ölen gençlerimizin ana, babalarına ne diyorsunuz allaşkına; hani dünya kadar para ve yardım yaptığınızı biliyoruz sus payı olarak da; ne oldu orda başka ülkenin topraklarında ne yaptık biz ve kimin buyruğuyla 2 günde hiçbir açıklama yapmadan bu harekatı bitirdik.

Yanıldık, aldatıldık diyen reisinize daha ne kadar biat edeceksiniz. Yeni ve temiz bir sayfa bu kadar kirlenmiş insanlarla AÇILMAZ ki

İşte tüm bunlar ve daha nicesinden dolayı HAYIR, hem de koca bir hayır

Türkler ve İnternet

Türk aklının internetle buluşmasından doğan en orjinal ve yapıcı girişimler “sözlük” genel konsepti üzerine kurulmuş olan platformlardır. Ha bunu bu platformlardan herhangi birisine yakınlık yada yalakalık yapmak için söylemiyorum sadece araştırdığım kadarıyla ABD’de, İngiltere’de, Almanya’da, hatta tüm Avrupa’da yok. Fransızların herzamanki gibi anlaşılması mümkün olmayan bir çalışmaları var ama başarısız. Arap dünyasını hepten silin; zaten o alfabeyle internet dünyasında ciddi bir gelişme sağlaması mümkün değil. Haa bi de hala bazı moronlar eski yazı daha iyiydi demez mi ya.

inci

#ekşisözlük, #incisözlük, #uludağsözlük bizdeki en popülerleri. Bunların kuruluşunda, amacında, felsefesinde ne olursa olsun olayın kendi büyüklüğü karşısında pek de önemli değil. Bu sözlükler bir kere “canlı” ve Türk Dili Literatürünü inanılmaz şekilde genişletmiş ve zenginleştirmiştirler. Bir ansiklopediden, vikipedia’dan çok daha öte bir veri kaynağı, üstelik hergün gelişiyor.

ekşiTamam ciddi bir sorun var buradaki güncel konuların ve hatta genel içeriğin %62 ıvır-zıvır, geyik bir sürü mevzularla dolu. Ama bu böyle bir literatüre sadece BİZİM sahip olduğumuz gerçeğini değiştirmez. Bu platformlardaki kıymetli yazarlar, aslında toplumsal ve tamamen interaktif bir olgunun parçası olduklarını unutmamalı ve girdikleri her “entry”nin sonsuz sanal alemde, ilelebet orada duracağını bilmeli ve sorumluluğunu taşımalılar.

Bu sözlüklerin hükümet tarafından baskı altında tutulmaya çalışılması, içeriklerine müdahele etmesi oldukça aşağılık bir davranıştır. Bir kere “sanal” gerçeklikte; yada internet ortamında, insanlığın en karanlık ve şiddet dolu yönleri ortaya çıkmakta serbesttir, aynı şekilde en yaratıc ve İnsanlık Onurunu yüceltici eylemler de yine burda istediği gibi bulunabilir, bu ortamın doğası böyledir yani; daha bizim hökümetimizdekiler bu gerçeği anlayacaklar diye bekle dur. Sanal demek bu işte anla; gerçek değil yani, ben buraya “seni öldürmrk istiyorum” diye yazdığımda, sen gelip beni tutuklayamazsın; dalga geçtiğin batıda olmuyor bu, bakın bakalım bulabilecek misiniz böyle bir tane tutuklama. Bu ifade; bir şekilde bu düşüncenin sadece aklından geçtiğini anlatır insanın. Nerden biliyorsunuz belki her gece uyurken adamı öldürüyorumdur rüyamda; gene tutuklayacak nısınız?

Özgürlüğün nispeten varolduğu bu sözlüklerden uzak durmalı her hükümet sadece bu değil. Bu sözlüklerin elinde aslında organize olmadıkları için farkında olmadıkları ciddi bir güç var; ama böylesi daha iyi şimdilik…

Büyük Aldatmaca

Sinirliyiz bazılarımız; hatta son 8 senedir durmadan ve katsayısı artarak devam etmekte olan bir durum bu. Bu ülkeyle böylesine dalga geçilmemişti hiç, insanlarımız hiç bu kadar aptal yerine konulmamıştı.

Şu sabahlara kadar camilerden desteklenen sahte darbe girişiminin sonu gelmez çelişkileri bitmiyor; Adil Öksüz kayıplarda; nasıl olur?? Şöyle olur: kendisi ve 4 başka “sahte darbe yöneticisi” asla ama asla bulunamayacak; kendilerine verilen söz bu zira. Onların yaptıkları anlaşma bu yani. Kendilerine büyük ihtimalle “yüz değiştirme operasyonu” bile yapılmıştır. Bu kişiler dışında Büyük Aldatmaca’yı bilen yok zaten. Gerisi zavallı kuklalar. Fetöcüler de milletimiz de kukla sadece.

Ya sormazlar mı bir kere “geceyarısı boş bir meclisi ne diye bombaladılar diye” hani buralara götürüp yabancı elçileri gösteriyorsunuz ya; adamların suratlarındaki ifade aynen şu “oldu canım hı hı ok”. Ne yani böyle darbe girişimimi olur ya. En başarısız darbe girişimi olarak Guinesse yazdırsak ya. Kurguladığınız senaryo işliyor gibi sanki. Yutturdunuz millete gene okkalı bir yalan; ama bu seferkinden ileride bir gün film yapılacak haberiniz olsun. Konusu da dünyadaki en büyük toplumsal aldatmaca olacak.

Bu Büyük Aldatmacanın amacına ulaşmasına az kaldı; tek amaç anayasa değişikliğiydi. Altyapının hazırlanması yani. Garabet yakamıza fena yapıştı. O nedenle HAYIR demeliyiz; “bi durun hele” demeliyiz, sandığınız kadar da aptal değiliz demeliyiz. He bir de açılışlara felan gitmemeliyiz hiçbir şekilde. Böyle bir uygulama gelişmiş hiçbir ülkede yok; hizmetin bırakın açılışını yapmak reklamını yapmak dahi bi kere “ayıp” sayılır; ne yani bizim paramızla bize hava atmak yetmedi mi ya?

Büyük Aldatmacanız elbet bir gün çözülecek ve sevgili halkım hayretler içerisinde kalacak; ama demekki bu olgunlaşmaya ihtiyacımız varmış diyeceğiz o zaman ve camilerimizi babasının malı gibi kullananlar, bu milleti böylesine büyük bir tuzağın içerisine çekenler hesap verecek. Ve Boğaziçi Köprüsü sonsuza kadar Boğaziçi Köprüsü olarak kalacak…