İlahi Babamız ve Anamız

Matematik, fizik, biyoloji, kimya, genetik bilimi, yani tüm pozitif bilimler bize babamızın Güneş, anamızın da Dünya olduğunu söyler. Bugün aklımızın gayet rahat bir şekilde idrak edebildiği üzre, güneş ışınları sudaki yaşamı başlatmış, ve bizlere varan evrim süreci işe koyulmuştur.

baba-ana

Bu sonsuz-kusursuz ifadeye illaki İLAHİ bir anlam yüklemek istersek şöyle diyebiliriz; Göklerdeki Babamız, Ulu Yaratıcımız; Dünya Anamızı kutsadı (hamile bıraktı) ve Anamızın rahminden (okyanuslar, denizler) bizler doğduk.

bab-mam

Şimdi bizler Güneş Babamızın kanatları altında ve Dünya Anamızın sıcak koynunda hep beraber Doğu’ya Güneş Babamızın yüzünü göstereceği yöne dönük olarak secde ediyoruz.

Evet bakın bu gayet ilahi ve oldukça da anlamlı olurdu, ee zaten Çin’de de her sabah Güneş Babamız nur yüzünü gösterirken ister tek kişi, ister gurup halinde binlercesi kendisini selamlamıyor mu? Onların hepsi mürted mi? Kafir mi?

Peki Yüce Yaradanımız, Sonsuz Efendimiz, milyonlarca yıldır bir kez bile olsun sıcak ışıklarını bizden esirgedi mi? Hiç düşündünüz mü bi sabah kalktığınızda Güneş sadece “doğuvermezse” ne olur??

Peki ya güzelim anamız; Dünya Anamıza nasıl da sırt çevirdik biz böyle; hani insanın içinde annesi için ne yapsa azdır duygusu var ya; işte o duygunun asla tatmin olmamasının sebebi Dünya Anamıza çoktan sırtımız dönmüş olduğumuzdandır. O ki bağırına ne ekersek bin mislini verdi yüzyıllarca bizlere. Ne kadar asi olduysak olalım Anamızdı hep bizi doyuran, bağırından çıkardığı hayvanlarla besleyen; giydiren, barınak, sığnak veren.

Nasıl bir gaflettir bu böyle; nasıl da yüz çevirdik hem anamızdan hem babamızdan.

O eski püski kitaplarda aradığınız cehennemi; kendiniz yaratıyorsunuz hergün kendi ellerinizle; Dünya Anamızın ciğerlerini söküyorsunuz resmen her ağacı kestiğinizde ve sanırmısın ki ey gafil Babamız tüm bu olan bitene ses çıkarmayacak. Elbetteki yakıp kavuracak heryeri öfkesinden (küresel ısınma) ve işte bulacaksınız o zaman cehennemi karşınızda, hem de en gerçeğinden…

Türkler Deist midir?

Hani şu işid’e, diğer radikallere bakıp da “bu gerçek islam değil” diyoruz ya;
bunu neden söylediğinimizi sanırım anladım:

Bunu söylememizin nedeni tabii ki de bizim recm’e, kafa, kol kesmeye, haram yemeye, canlı bombaya, masumların katledilmesine karşı olduğumuzdan. Ama böyle düşünmemizin bir nedeni daha var; Türk olduğumuz için böyle düşünüyoruz; Anadolu insanı olduğumuz için böyle düşünüyoruz, genlerimizde var, yüzyıllardır geçip durduğumuz topraklarda, tüm medeniyetlerle tanıştığımız, farklı kültür, din ve mezhepten olan insanlarla içiçe yaşadığımız için arap taassubuna, cehaletine katlanamıyoruz. Bizim atalarımız araplara “siz bu dinden bir şey anlamamışsınız, bırakın da biz sahip çıkalım” deyip nerdeyse tüm mekkeyi söküp İstanbul’a getirmişler. Bu topraklarda “hoş gör yahu” nidaları eksik olmadı ki, tüm azizleriyle, evliyalarıyla; Yunus’uyla Mevla’sıyla bizim kendi sentezimiz var; sapasağlam ve insanlık dolu; barbarlık değil. Cumhuriyet tüm halkımızı teba olmaktan kurtarmadı mı? Arapların mülklerinin tapuları krala aittir biliyor muydunuz? Araplar hiçbir zaman kölelikten kurtulamadı; ne kadar paralarının olduğunun bir önemi yok.deizm.jpgBiraz islam ülkelerini gezenler bilir, bizim camiler gibi camilerin hiçbirinde olmadığını; he 1 yada 2 tane vardır gösterişli ama o kadar; bizdeki her cami sanat; neden gene tüm bu yüzyıllar boyu biriktirdiğimiz estetik anlayışından. Bizdeki ezan hiçbirisinde yok çünkü bir ahenk katmayı beceremiyorlar seslerine.

Üstünüz felan demiyorum yanlış anlaşılmasın; kimseyi küçük görmek gibi bir niyetim de yok ama bu gerçeklerden bahsetmek isteği var.

Bizler önce “akıl var, mantık var” diyen bir milletiz, o yüzden araplara yaranmaya çalışanlara şüpheyle bakmalıyız, geleneğimizin, göreneğimizin arap cehaletiyle doldurulmasına izin vermemeliyiz.

Biz aslında DEİST’iz bence, yüce bir yaratıcıya inanıyoruz ve hatta onu düşündüğümüzde bazen gözlerimiz doluyor; bizde vicdan var da ondan, illaki kendimize müslüman demek istiyorsak, diyelim de, sanki çok fena tuzaklara çekecekler bizi gibime geliyor.

En iyisi Rabbimize, Tanrıya ya da Yaradan’a şükredelim ama arapların allahı tehlikeli, çok ama çok kan akıttı…

Meteor Duası

Petrol savaşlarına; şimdi bi de su savaşlarını ekleyin; zaten uğruna savaşmayacağınız fazla bir şey yoktur sizin; uranyum savaşları ne zaman başlayacakki acaba; yoksa zaten gizliden gizleye var mı? Kuzey Kore’den rica etsek de füzelerini aya kadar gönderebiliyor mu bi de ona baksalar.
Pentagon’daki iblislerin günde 50 felaket senaryosu yazabildiğini biliyor muydunuz? Dünyadaki en yüksek ticaret hacminin SİLAH endüstrisinde olduğunu, bize birbirimizi bu yesyeni silahlarla öldürtmek için 72 saat dolmadan yüzlerce bahane serebilirler önümüze. Camiye gidin ordaki iblis size alevileri yakmanız gerektiğini söyler…. işte bu kadar; sonra komşu komşuyu öldürür.
Ha öldürmezse nolcak; zaten elinden hiç düşürmediği telefona bağlanmış ki o. Onu manipule edecek yada hayatını hepten değersizleştirecek, insanlık onurundan fena uzaklaştıracak binlerce uygulama var…

Tüm bu hükümetleri yöneten kuklaların efendileri, ne yaptığınızı biliyor ve görüyoruz; siz de bu gezegenin üzerinde yaşıyorsunuz unutmayın ey iblisler…

En iyisi biz; yağmur duasına çıkmayalım artık; meteor duasına çıkalım;
kilometrelerce kare büyüklüğünde 3 metor çarpsın dünyaya
şekilde görüldüğü yerlere düşsünler bide; yada dua etmeyelim ama bu meteorlar gene de düşsün;bighopeBu şekilde yaşamanın ÖZGÜR yaşamakla hiçbir ilgisi yok; he böyle düşününce insan canlı bombaları anlayacak gibi oluyor da, o salaklar hep yanlış yerlerde patlatıyorlar kendilerini…
Fantastik senaryoların bize bir faydası yok; Yeni Kölelik Düzeni işliyor; özgür ifade kısıtlanıyor, tek tiplilik yüceltiliyor; liderleri için ölebilecek insanlar çığ gibi çoğalıyor; binlerce yıllık kokuşmuş fantezilerle beyinler yıkanıyor, cehennemlerden felan korkuluyor, cennetlerde şarap ve kadın hayalleri kuruluyor…..bu arada alın size rabianın nerden geldiğini iyicene bilin.şeytan

bu ne acizliktir bizimkisi….

Hem meteorlar çarpınca en azından bu manyakların geliştirdikleri silahlar kadar zarar vermeyecektir; atmosferdeki yüksek radyasyon seviyesiyle uğraşmak zorunda kalmayız; temiz bir ölüm. Ve becerebilirsek muhteşem bir başlangıç. Bir düşünsenize; tüm sistemler çökmüş; meteorlar daha atmosfere girerken ne kadar uydu muydu varsa hepsini parçalamışlar; tüm iletişim kopmuş, banka manka yok, kredi kartı yok, elektrik çoğu yerde yok; reset atıyoruz baya acılı olcak ama bence insanlık bir daha asla aynı hataları yapmayacaktır.

Tanrı Faraziyesi

Şimdi tüm Tanrısal fantezilerimizi biraz bi kenara koyalım ve birazdan anlatacağım hikayenin ne kadar çok soruyu cevaplandıracağına bakalım;

Evrenin yaradılaşından bu güne kadar geçen süreyi 14 milyar yıl olarak kabul edersek; 2000 yıllık uygarlığımızın nasıl da koca bir hiç olduğunu görürüz. Sorgusuz sualsiz bilmeli ve kabul etmeliyiz ki bu koca evrende bizden yani insanoğlundan başka zeki varlıklar vardır; sayısız galaksi sistemlerinden oluşan bu evrende bizim içerisinde bulunduğumuz galaksi, tüm evrenin 1000000/1 i bile etmiyor; o halde ne olduğuna bakalım:

nerdeyiz

Samanyolu Galaksisi

Pek çok galaksideki, sayısız farklı gezegenlerde yaşamlarını milyarlarca yıldır sürdüren; geliştirdikleri medeniyetler ve kültürleri zaman içerisinde birbirine bağlayan galaksiler arası “üst meclis” yönetiminde hayatlarını sizinki ve benimkine oldukça benzer bir şekilde sürdüren 300 milyarın üzerinde “insan” bulunmaktadır.

 

Galaksilerarası Üst Meclis; yada Galaktik Meclis; farklı galaksilerde yeralan gezegenlerin halklarının seçilmiş temsilcilerinden oluşur. Meclis Evrensel Yasaları belirler; evrensel yasalar; tüm gezegenlerde bulunan ülkelerin ve halkların; onların kurdukları ve uyguladıkları her türlü yasa ve geleneklerinden daha üstündür. Evrensel Düzeni sağlayan bu yasalar milyarlarca yıldır hiç değişmeden uygulanmaktadır.

Ancak birgün Samanyolu Galaksisi içinden; Arp87 galaksisi ve sarı galakside bulunan 7 gezegenin halkları ve yöneticileri “Galaktik Meclis” in bazı temel yasalarına karşı gelip; zorbalıkla ve hainlikle gizli işler yapmaya başladılar. Tüm evrende yaptıklarının sonucu bir dengesizlik oluşmaya başladı. Milyarlarca yıldır mutlak dengeyi sağlamakla yükümlü Galaktik Meclis; ilk kez böylesine büyük bir sorunla karşı karşıya kalmış. Daha önce uzak bir gezegenin minik bir ülkesinde bazı olaylar çıkmıştı ama bu kez; 7 gezegen olduğu gibi üstelik üzerlerinde yaşayan tüm halkların ve hükümetlerin de desteğini alarak evrensel yasalara karşı geliniyordu.

Elçiler, aracılar, toplantılar hatta tehditler bile hiç fayda etmiyordu; milyarlarca insanın gözü dönmüş; güzel ve mutlu bir hayat yaşamak yerine birbirlerine kurşun yağdırmayı tercih ediyorlardı. Bu 7 gezegen yıllar önce evrensel temel yasalardan biri olan Silahsızlık İlkesine karşı gelmiş; bu gezegenlerin tamamındaki farklı ülkelerde farklı güçlerde silahlar üretilmiş ve büyük bir silahlanma dalgası başlatmıştır.

Galaktik Meclis eninde sonunda varolduğu günden beri ilk kez en acımasız kararını vermek zorunda kalmış. Evrensel yasanın birinci ilkesinin yaşamın kutsallığı olmasından dolayı; mümkün olduğu kadar az kayıpla tüm bu halkları SÜRGÜN etme kararı almış. Üstelik bir diğer ceza olarak gezegenlerini yok etmiş yada yaşanılamaz hale getirmiştir.

galaktikfederasyon

Bu kendinden geçmiş, kudurmuş öfke dolu halkları mümkün olan en uzak noktalardan biri olan Samanyolu galaksisindeki Dünya gezegenine göndermişler ve bu sapkın halkları baskı ve denetim altında tutmak için gezegenin yanına bir gözetleme uydusu koymuşlar (Ay). Bu sapkın halkların bir daha kendilerine asla ulaşamaması dileğiyle onları hep izlemişler….

Tabi ki sürgünler, biz dünya halkları oluyoruz…. evet çok büyük büyük atalamız milyarlarca yıl önce biryerlerde epey cozutmuş sanırsam. Biz de şu mitolojilerde ve din kitaplarında geçen “düşüş” temasını çok iyi anlayabiliyoruz şimdi cenetten (evrenden) koparıldık ve bu minnacık gezegende yaşamaya mahkum edildik. Sarı galaksiden bir gezegenden olan tüm sarıderili ve çekik gözlü dostlarımızla birlikte, Arp87’den gelen karaderili dostlarımız ve Centauri’den gelen beyazlar ve diğerleri. İşte hepimiz sürgünüz burda; iskelet yapımızla görünüşlerimizin de farklı olması işte bu yüzden; adem ve havvadan çıkmadık kessinlikle. Dahası Ay’daki gözetleme üssünden yüzyıllardır ilerleyişimizi yavaşlatmak ve idrakımızı köreltmek için böyle uyduruk masalları dünyaya yayan da onlardır. Gardiyanlarımız yani

Eeee ama herşey bir yere kadar artık tüm hikayeyi bildiğimize göre; bizi tekrar cenete alın lütfen; bizim de başka başka galaksilerdeki gezegenlerde dostlarımız olsun; idrakımızı serbest bırakın artık….

Müebbet hapis miydi yani cezamız??

Evet-Hayır ve Şeref

16 Nisan günü “hayır” çıkacağından emin olmayan var mıydı acaba? Sn. Cumhurbaşkanı dahil; ben, sen, o , biz, hepimiz, hatta sıkı Ak partili onlarca dostumuz; hepimiz “hayır” dedik. Zaferin derin sarhoşluğu içerisinde; abartılmış ve şişirilmiş AA nın verilerini ordan burdan dinlerken, tabi bi yandan başka sosyal medyaya bakarken….. PAT diye, gene evet gene PİSLİK yapılmaya başlandı, ben dahil binlerce kişi YSK nın sitesine girdi ve şu mesajı gördü:ahaişte

Dehşete düşmüştüm tam o an; nasıl olur ya tekrar, tekrar milletinin gözünün içine baka baka nasıl yaparsınız ya. Evet diyeni de Hayır diyeni de adam yerine koymuyorsunuz. Hepimizin birden şerefini aldınız, bedbaht ettiniz bu milleti. YSK ve oradaki satılmışlar vay halinize…Daha neler yapacağınızı düşünmek, tahmin etmek o kadar kolay ki, şeytanın iblisleri tüm ülkeyi ele geçirdiniz. Ammmmmma durun bi az zamanınız kaldı, bu ülkenin evladı, sizin makarna kafalı “okuyup da napacak” dediğiniz bu insanlar ne kadar aşağılık olduğunuzu gördü artık. Kendi seçmen kitleniz tekmeyi basacak size. Sonrasıyla ilgili duyduğunuz endişe ise yüzlerinizden pekala okunuyor.

Şimdi bu vatanda bu bayrağın altında yaşamış, suyunu ekmeğini yiyip içmiş okullarında üniversitelerinde okumuş, sinemasından,müziğinden, dizilerinden, kültüründen ilham almış her vatandaş bu referandumda Anayasaya aykırı davranıldığını dile getirmeli ve referandumun iptali ve yenilenmesi talebi için elinden geleni yapmalıdır.

Bu millet, birilerinin sürekli “milletin iradesi, milletin iradesi” diyerek “milletin iradesini” çaldığını artık anlamış bulunmaktadır. Bu referandumda hile yaptığınızı da elbetteki tüm dünyaya haykıracağız, ne yani öylece sırf sizin canınınz istedi diye ülkemizden vaz mı geçeceğiz? Ekonomiyi bitirdiniz, işsizliğe bak, dövize bak, yiyecek içeceğin fiyatına bak ya, benzine mazota bak dünyada bunlara bizden fazla para veren var mı?? sıfır zart zurt dediniz sayenizde SIFIR dostumuz var; yaw herkesten nasıl nefret edebiliyorsun. Bu ne siyaset be; içinde bir parça İNSANLIK olsaydı keşke; ümmetçiliğin sonu cehennem işte….

Bir de gelmişler “idam” diyorlar, insan kendi sonuna bu kadar hızlı koşar mı ya ?

Toplumsal suçlar işleyen suçluların bırakın idamı; ömürlerinin sonuna kadar, her ay başka bir ilin “teşhir meydanına” diyelim, getirilmeleri ve millet tarafından balgam ve çürük yumurta yağmuruna tutulmaları gerekir. Büyükler küçülere “sen de at küçüğüm senin geleceğini çalacaktı” diyerek olan biteni anlatmalı. Öldüklerinde bu ritüel bitmemeli, özellikle milletiyle dalga geçen, onu küçük gören ve aşağılayan türden toplumsal suçlar işleyenlerin heykeli bu meydanlara getirilmeli.

Turkish Referendum

Turkey and 2017 Referendum for Amendments in The Constitutional Law

What is happening in this country is actually very dramatic and full of irony. But to cut it short: these amendments are causing serious problems; they are simply laying all the power of both jurisdiction and execution into hands of one man: and at the moment this “one man” is Erdoğan; the enemy of the public.referTurk

Before going into all above; the “western mind” needs to understand and comprehend the Turkish Mind. Turks can not be called barberians. On the conterary Turks are civilized. When Europe was struck by the black death; or any inteligent idea was referred to withcrafting and men and women burnt alive; Turks were bathing in their hammams and enjoying utmost health and evenmore freedom. Turks have been immigrating for the last 2000 years; thus thoughout history these nonstop migrations have led to merging cultures when they met Persians, Armenians and Caldaneans, Assyrians (Christians) and many Jewish tribes, they met with Helens, with Zaraostarians, with Kybele and Mithra. That’s why Turks are welcoming, hospitable, talkative, anyone who has been to the country can feel this harmony and the warmth. It all comes from centuries of war and peace, and developing sense of empathy for others; living toghether for centuries. You can see a mosque, next to a church next to a synagogue in İstanbul and all are at least 500 years old, older than the whole history of US who claims to be the leader of the world.

So now with this tiny and quick look at the Turks one can understand why they can not be seriously religious as they have experienced almost all religions on their way to west. They had merged into local people by marriage, and other bounds. This country is full of colors, we have suphies, jews, christians, budists, atheists, majority is muslim but so diferrent than any arab country. The turkish islam is divided into a lot of pieces, all again because of the Turkish İnheritence of Merging Cultures by 1000 year long İmmigrations.

So Turks are born secular; no one has to teach them anything about this, and Turks have the ritual of assembly dating back to 2000 BC, so they believe in parlement, and that’s why Atatürk announced the Grant National Assembly of Turkey

And NOW we have a lunatic who is attempting to erase all power of our grand assembly. 40 percent of our nation is blined by a few gold coins this government of AKP is tossing. But as they have a historical sense of democracy and liberty I believe the result of the referendum will be a GRAND NO.