Damned 2000 years

All the good images of the ancient times are still being wiped out in the last 2000 years; the 3 major religions have taken over the old Gods of Olympos; the Roman Gods and many other gods all around the planet. The search for a better “path” is so much lessened; as everyone believes in one of these major gods of today; some other major part in total denying of any god. Yet together with all that mankind has lost in the last 2000 years  the Honor of Humanity  has been sacked and the Understanding of Total Consciousness has moved back a thousand years.şaklaban.jpg

How come a person having a long hair and huge beard would look suspicious? How come racism and hatred have reached such a scary level? What is this all about; you did not have any of this in the ancient times. 3000 years ago you could actually travel almost the whole world on the silk road and not being killed. Having long hair used to have a serious meaning in the ancient societies; in simple words it would mean that the person mostly male was a seeker; a follower; a scholar or just a hermit as said commonly. But behind all is the fact that todays person is far away from understanding the people lived in the ancient times. I call this the “ancient times” as it is a period between 8000 BC to 1000 AD. A long 9000 years full of wonders and unanswered questions of the mankind. Everything almost everything was different; firstly by living in concrete jungle metropolis’ ;20 million people living in these massive cluster of humanity; all real connection with our mother nature is lost.

As Joseph Noah Kramer said “the known history begins at Sumeria”. The Sumerians had an unbelievable system of organizations controlling their lives. Educational system was perfect; they had primary; elementary schools, high schools; universities; they had hospitals, temples, courthouses, police force;   fire department; health and sanitation systems…. Such remarkable heritage as interpreted by Kramer’s right hand most respected dear Muazzez ilimiyye Çığ; a holy lady almost to millions of people who think like me; she was and I believe yet is the worlds second Sumerologist; expert on Sumerian Heritage and History. She was chosen by dear Mustafa Kemal Atatürk himself as she had a brilliant talent and already had succeeded in becoming a known scholar in the early days of the Turkish Republic. And obviously because Atatürk wanted to support female to study and hold important positions .çiğ.jpg

With all their hard work more than 110.000 ancient stone tablets were translated into English and Turkish. 60 years of hard works says Muazzez İlimiyye; but the light that they have brought to humanity is very bright. How amazingly interesting it was to read the Stories in Gilgamesh (1 one the translated Sumerian heritage on 212 tablets)  and discover the origin of the Noah’s Ark’s story; and many other stories that are in the old testament were actually part of Sumerian Mythology.

To realize that the Old Testament Torah is only a collection of the older stories. That whatever has happened in the last 2000 years is based on lies; dirty deals, secret arrangements and engagements.  mars.jpgWe need to bring back temples of Jupiter; Mars and Venus; we should give back the glory of the old gods. How have we betrayed our own heritage so hatefully?

Advertisements

Zionya

Ziyonya; Ziyonistan yada Ziyonim gibi bir isim verilmelidir artık bu gezegene;

şu batılılara bir sormak lazım; ne zamandan beri Tevrat yani yahudilerin kutsal kitabıyla; İncil yani hristiyanların kitabı TEK bir kitap olarak satılıyor; yahudi inancına sahip hiçbir kimse incili kabul etmez ki! He tabi ki hemen şöyle denilecek: Hristiyanlar kendi peygamberlerininin Tevratta sözü geçen Mesih olduğunu, İsa’nin Musa ve İbrahimin soyundan geldiğini söyledikleri için tabi ki de Tevratı işin içine katmak zorundalar. Ne oluyor böylece bizim dinimiz daha büyük sizinki de içinde durumu ortaya çıkıyor…. ama hiç öyle değil.

gerçekDEVİL.png

Hadi İsa’nın doğduğu yıla gidelim; hatta iki, üç yıl geriye; Yusuf ile Meryem’in tanıştığı zamanlara. Yusuf da Meryem de Yehuda (Judea) Krallığının en zengin ailelerindendir; Yusuf’un babası baş hahamdır; Meryem’in babası ise bölgenin en zengin tüccarı ve ikisinin de kralla araları gayet iyi. Yüzyıllardır beklenen Mesih’in kendi torunları olmasını, tanrının bu her açıdan dindar ailelere bu ayrıcağı vereceğini ummaktalar. Görücü üsülü ve aile evlilikleri, beşik kertmeleri hep yahudi geleneğidir. Meryem ve Yusuf’un evliliği de planlanmıştı ve büyük bir olaydı, sayısız davetli, bol bol eğlence eşliğinde düğün gerçekleşti, ancak düğün gecesi (gerdek gecesi, kanlı çarşaf gösterme yine iğrenç bir yahudi geleneği) Meryem ve Yusuf sevişmelerine rağmen ve elbetteki Meryem’in bakire olmasına rağmen, ortada kan yoktur. Ertesi sabahı bir düşünün; çarşafa bakılır kan yok, tabi Yusuf çok sert bir tepki vermiştir; Meryem hüngür hüngür ağlamaktadır; aile ne yapacağını bilemez. Kendi Mesihlerini yaratacakken bir felaketle karşılaşan aileler; düğün gecesi çok yenilip içildiğinden Meryem’in rahatsızlandığı ve birleşmenin gerçekleşemediğini söyleyerek zaman kazanmaya ve bir çözüm bulmaya çalışırlar. Güner geçer; Meryem’e yataktan çıkmaması gerektiği söylenir yüzüne beyaz kök boya sürülür ve hasta görünmesi sağlanır. Yusuf ise herkese küsüp ortadan kaybolmuştur. Ancak 15 gün sonra Meryem’in annesi onun hamile olduğunu anlar. İşte şimdi panik 100 misline çıkmıştır; hizmetçiler sayesinde Meryem’in hamile olduğu tüm Yahuda Krallığına yayılır; “nasıl olur kimseyle sevişmeden hamile kalmış” Dahi baş haham kendi Mesihlerini yaratma fırsatının yeniden doğduğunu anlar: Meryem’in Cebrail tarafında hamile bırakıldığını ve Bakire Meryem’in Mesih’in annesi olduğunu açıklar. Ancak bu kralın hoşuna gitmez ve yeni mesihi öldürtebileceği korkusuyla İsa doğduktan bir yıl sonra uzak ülkelere ilim öğrenmeye gönderilir.yusufmeryem

Evet oldukça özet geçmeye çalıştım ama 2000 sene önce Esnek Zar kavramının bilinmemesi ve saçma bir gelenek kesinlikle dünya tarihini değiştirmiştir.

Konumuza dönelim bu aristokrat, ultra zengin yahudi aileleri kralla da anlaşmanın bir yolunu bulurlar. Romalıları tatmin etmek için İsa diye başka birini çarmıha gerip olaydan sıyrılırlar (bilaloğlanın başına bişey gelir mi? Gelmez). Yine aynı kurnazlık ve titizlikle davranıp çarmıha germe olayını da bi güzel süsleyip püsleyip, yine en iyi adamlarından olan Matta, Luka ve Petros’a yeni yaratacakları dinin kitabını yazdırıp ilerleyişlerine tam gaz devam etmişlerdir. İşte şimdi neden İncil ve Tevrat’ın aynı kitapta olduğunu anladınız mı?

Mis gibi bir din yaratmışlardı ve bu din kessinlikle kendilerine hiç dokunmuyor bilakis yüceltiyordu; tüm orta çağlar boyunca onca haçlı seferi felan hep bu zübüklerin o bölgeyi kendi kontrollerinde tutmak istemelreinden.

Daha orta çağa felan gelmeden; ilk denemede gayet başarılı olan bu sosyo psikopat, aristokrat, kitlesel manipulasyon canavarları neden ikinci bir din yaratmayalım der: Muhamet’le konuşur gayet güzel anlaşırlar ve islam pörtler. Zaten bi baksanıza Çağrı filmini kim yapmış diye, müziklerini kim yapmış; hepsi yahudi ya da yahudi kökenli ya da sırf onlara çalışıyor.

Çok mu hızlı gidiyorum ama dünya bu halde işte; şimdi elinizde sonsuza kadar savaştırabileceğiniz, ve gene sonsuza kadar silah satabileceğiniz iki mis gibi din yarattınız; müslümanlık ve hristiyanlık.

En büyük gelir kaynağınız savaş ve kanemici kapitalist ekonomileriniz. Heryere ve herşeye nufus ettiniz; dünyadaki isimlerin %80 i sizin kokuşmuş yalan hikayelerinizden türedi; tüm dünyayı koca koca yalanlara inandırdınız.

Ey Dünya Halkları;

Yüzyıllardır İnsanlık Onuru adına yaptığımız çalışmalarda bazı grup, aile, kabile, aşiret yada basitçe kişilerin, biraraya gelerek menfaatleri uğuruna, sayısızca insanın ölümüne, sakatlanmasına, aç, susuz kalmasına, bilinçsiz kalmasına, karanlıkta kalmasına neden olmakla kalmayıp, insanlar üzerinde siyasi, ırksal, dini baskılar oluşturarak halkların birbiriyle savaşmasına neden olmuş ve bu savaşlara silah temin ederek hunharca çıkarlar sağlamışlardır. Tüm bunların ötesinde sahte dinler yarattıkları ve yine bu nedenle halkları birbirine kırdırdıkları artık bilinmektedir.

Tüm bu vahim ve insanlık dışı suçları işleyen bu şeytani kişileri lanetliyor ve düzenlerine son vereceğimizi ilan ediyoruz

Sadece 10 gün tek bir mermi sıkılmayacak; hiçkimse işe gitmeyecek, arabalarını yolun ortasında bırakacak sistemi kilitleyeceklerdir; sadece 10 gün boyunca tüm insanlık sessizce oturup bekleyecek ve bu parazitler yok olacak, sistemleri çökecektir. 10 günde mahvettikleri 2000 yılı düzelteceğiz.

İlahi Babamız ve Anamız

Matematik, fizik, biyoloji, kimya, genetik bilimi, yani tüm pozitif bilimler bize babamızın Güneş, anamızın da Dünya olduğunu söyler. Bugün aklımızın gayet rahat bir şekilde idrak edebildiği üzre, güneş ışınları sudaki yaşamı başlatmış, ve bizlere varan evrim süreci işe koyulmuştur.

baba-ana

Bu sonsuz-kusursuz ifadeye illaki İLAHİ bir anlam yüklemek istersek şöyle diyebiliriz; Göklerdeki Babamız, Ulu Yaratıcımız; Dünya Anamızı kutsadı (hamile bıraktı) ve Anamızın rahminden (okyanuslar, denizler) bizler doğduk.

bab-mam

Şimdi bizler Güneş Babamızın kanatları altında ve Dünya Anamızın sıcak koynunda hep beraber Doğu’ya Güneş Babamızın yüzünü göstereceği yöne dönük olarak secde ediyoruz.

Evet bakın bu gayet ilahi ve oldukça da anlamlı olurdu, ee zaten Çin’de de her sabah Güneş Babamız nur yüzünü gösterirken ister tek kişi, ister gurup halinde binlercesi kendisini selamlamıyor mu? Onların hepsi mürted mi? Kafir mi?

Peki Yüce Yaradanımız, Sonsuz Efendimiz, milyonlarca yıldır bir kez bile olsun sıcak ışıklarını bizden esirgedi mi? Hiç düşündünüz mü bi sabah kalktığınızda Güneş sadece “doğuvermezse” ne olur??

Peki ya güzelim anamız; Dünya Anamıza nasıl da sırt çevirdik biz böyle; hani insanın içinde annesi için ne yapsa azdır duygusu var ya; işte o duygunun asla tatmin olmamasının sebebi Dünya Anamıza çoktan sırtımız dönmüş olduğumuzdandır. O ki bağırına ne ekersek bin mislini verdi yüzyıllarca bizlere. Ne kadar asi olduysak olalım Anamızdı hep bizi doyuran, bağırından çıkardığı hayvanlarla besleyen; giydiren, barınak, sığnak veren.

Nasıl bir gaflettir bu böyle; nasıl da yüz çevirdik hem anamızdan hem babamızdan.

O eski püski kitaplarda aradığınız cehennemi; kendiniz yaratıyorsunuz hergün kendi ellerinizle; Dünya Anamızın ciğerlerini söküyorsunuz resmen her ağacı kestiğinizde ve sanırmısın ki ey gafil Babamız tüm bu olan bitene ses çıkarmayacak. Elbetteki yakıp kavuracak heryeri öfkesinden (küresel ısınma) ve işte bulacaksınız o zaman cehennemi karşınızda, hem de en gerçeğinden…

Türkler Deist midir?

Hani şu işid’e, diğer radikallere bakıp da “bu gerçek islam değil” diyoruz ya;
bunu neden söylediğinimizi sanırım anladım:

Bunu söylememizin nedeni tabii ki de bizim recm’e, kafa, kol kesmeye, haram yemeye, canlı bombaya, masumların katledilmesine karşı olduğumuzdan. Ama böyle düşünmemizin bir nedeni daha var; Türk olduğumuz için böyle düşünüyoruz; Anadolu insanı olduğumuz için böyle düşünüyoruz, genlerimizde var, yüzyıllardır geçip durduğumuz topraklarda, tüm medeniyetlerle tanıştığımız, farklı kültür, din ve mezhepten olan insanlarla içiçe yaşadığımız için arap taassubuna, cehaletine katlanamıyoruz. Bizim atalarımız araplara “siz bu dinden bir şey anlamamışsınız, bırakın da biz sahip çıkalım” deyip nerdeyse tüm mekkeyi söküp İstanbul’a getirmişler. Bu topraklarda “hoş gör yahu” nidaları eksik olmadı ki, tüm azizleriyle, evliyalarıyla; Yunus’uyla Mevla’sıyla bizim kendi sentezimiz var; sapasağlam ve insanlık dolu; barbarlık değil. Cumhuriyet tüm halkımızı teba olmaktan kurtarmadı mı? Arapların mülklerinin tapuları krala aittir biliyor muydunuz? Araplar hiçbir zaman kölelikten kurtulamadı; ne kadar paralarının olduğunun bir önemi yok.deizm.jpgBiraz islam ülkelerini gezenler bilir, bizim camiler gibi camilerin hiçbirinde olmadığını; he 1 yada 2 tane vardır gösterişli ama o kadar; bizdeki her cami sanat; neden gene tüm bu yüzyıllar boyu biriktirdiğimiz estetik anlayışından. Bizdeki ezan hiçbirisinde yok çünkü bir ahenk katmayı beceremiyorlar seslerine.

Üstünüz felan demiyorum yanlış anlaşılmasın; kimseyi küçük görmek gibi bir niyetim de yok ama bu gerçeklerden bahsetmek isteği var.

Bizler önce “akıl var, mantık var” diyen bir milletiz, o yüzden araplara yaranmaya çalışanlara şüpheyle bakmalıyız, geleneğimizin, göreneğimizin arap cehaletiyle doldurulmasına izin vermemeliyiz.

Biz aslında DEİST’iz bence, yüce bir yaratıcıya inanıyoruz ve hatta onu düşündüğümüzde bazen gözlerimiz doluyor; bizde vicdan var da ondan, illaki kendimize müslüman demek istiyorsak, diyelim de, sanki çok fena tuzaklara çekecekler bizi gibime geliyor.

En iyisi Rabbimize, Tanrıya ya da Yaradan’a şükredelim ama arapların allahı tehlikeli, çok ama çok kan akıttı…

Meteor Duası

Petrol savaşlarına; şimdi bi de su savaşlarını ekleyin; zaten uğruna savaşmayacağınız fazla bir şey yoktur sizin; uranyum savaşları ne zaman başlayacakki acaba; yoksa zaten gizliden gizleye var mı? Kuzey Kore’den rica etsek de füzelerini aya kadar gönderebiliyor mu bi de ona baksalar.
Pentagon’daki iblislerin günde 50 felaket senaryosu yazabildiğini biliyor muydunuz? Dünyadaki en yüksek ticaret hacminin SİLAH endüstrisinde olduğunu, bize birbirimizi bu yesyeni silahlarla öldürtmek için 72 saat dolmadan yüzlerce bahane serebilirler önümüze. Camiye gidin ordaki iblis size alevileri yakmanız gerektiğini söyler…. işte bu kadar; sonra komşu komşuyu öldürür.
Ha öldürmezse nolcak; zaten elinden hiç düşürmediği telefona bağlanmış ki o. Onu manipule edecek yada hayatını hepten değersizleştirecek, insanlık onurundan fena uzaklaştıracak binlerce uygulama var…

Tüm bu hükümetleri yöneten kuklaların efendileri, ne yaptığınızı biliyor ve görüyoruz; siz de bu gezegenin üzerinde yaşıyorsunuz unutmayın ey iblisler…

En iyisi biz; yağmur duasına çıkmayalım artık; meteor duasına çıkalım;
kilometrelerce kare büyüklüğünde 3 metor çarpsın dünyaya
şekilde görüldüğü yerlere düşsünler bide; yada dua etmeyelim ama bu meteorlar gene de düşsün;bighopeBu şekilde yaşamanın ÖZGÜR yaşamakla hiçbir ilgisi yok; he böyle düşününce insan canlı bombaları anlayacak gibi oluyor da, o salaklar hep yanlış yerlerde patlatıyorlar kendilerini…
Fantastik senaryoların bize bir faydası yok; Yeni Kölelik Düzeni işliyor; özgür ifade kısıtlanıyor, tek tiplilik yüceltiliyor; liderleri için ölebilecek insanlar çığ gibi çoğalıyor; binlerce yıllık kokuşmuş fantezilerle beyinler yıkanıyor, cehennemlerden felan korkuluyor, cennetlerde şarap ve kadın hayalleri kuruluyor…..bu arada alın size rabianın nerden geldiğini iyicene bilin.şeytan

bu ne acizliktir bizimkisi….

Hem meteorlar çarpınca en azından bu manyakların geliştirdikleri silahlar kadar zarar vermeyecektir; atmosferdeki yüksek radyasyon seviyesiyle uğraşmak zorunda kalmayız; temiz bir ölüm. Ve becerebilirsek muhteşem bir başlangıç. Bir düşünsenize; tüm sistemler çökmüş; meteorlar daha atmosfere girerken ne kadar uydu muydu varsa hepsini parçalamışlar; tüm iletişim kopmuş, banka manka yok, kredi kartı yok, elektrik çoğu yerde yok; reset atıyoruz baya acılı olcak ama bence insanlık bir daha asla aynı hataları yapmayacaktır.

Tanrı Faraziyesi

Şimdi tüm Tanrısal fantezilerimizi biraz bi kenara koyalım ve birazdan anlatacağım hikayenin ne kadar çok soruyu cevaplandıracağına bakalım;

Evrenin yaradılaşından bu güne kadar geçen süreyi 14 milyar yıl olarak kabul edersek; 2000 yıllık uygarlığımızın nasıl da koca bir hiç olduğunu görürüz. Sorgusuz sualsiz bilmeli ve kabul etmeliyiz ki bu koca evrende bizden yani insanoğlundan başka zeki varlıklar vardır; sayısız galaksi sistemlerinden oluşan bu evrende bizim içerisinde bulunduğumuz galaksi, tüm evrenin 1000000/1 i bile etmiyor; o halde ne olduğuna bakalım:

nerdeyiz

Samanyolu Galaksisi

Pek çok galaksideki, sayısız farklı gezegenlerde yaşamlarını milyarlarca yıldır sürdüren; geliştirdikleri medeniyetler ve kültürleri zaman içerisinde birbirine bağlayan galaksiler arası “üst meclis” yönetiminde hayatlarını sizinki ve benimkine oldukça benzer bir şekilde sürdüren 300 milyarın üzerinde “insan” bulunmaktadır.

 

Galaksilerarası Üst Meclis; yada Galaktik Meclis; farklı galaksilerde yeralan gezegenlerin halklarının seçilmiş temsilcilerinden oluşur. Meclis Evrensel Yasaları belirler; evrensel yasalar; tüm gezegenlerde bulunan ülkelerin ve halkların; onların kurdukları ve uyguladıkları her türlü yasa ve geleneklerinden daha üstündür. Evrensel Düzeni sağlayan bu yasalar milyarlarca yıldır hiç değişmeden uygulanmaktadır.

Ancak birgün Samanyolu Galaksisi içinden; Arp87 galaksisi ve sarı galakside bulunan 7 gezegenin halkları ve yöneticileri “Galaktik Meclis” in bazı temel yasalarına karşı gelip; zorbalıkla ve hainlikle gizli işler yapmaya başladılar. Tüm evrende yaptıklarının sonucu bir dengesizlik oluşmaya başladı. Milyarlarca yıldır mutlak dengeyi sağlamakla yükümlü Galaktik Meclis; ilk kez böylesine büyük bir sorunla karşı karşıya kalmış. Daha önce uzak bir gezegenin minik bir ülkesinde bazı olaylar çıkmıştı ama bu kez; 7 gezegen olduğu gibi üstelik üzerlerinde yaşayan tüm halkların ve hükümetlerin de desteğini alarak evrensel yasalara karşı geliniyordu.

Elçiler, aracılar, toplantılar hatta tehditler bile hiç fayda etmiyordu; milyarlarca insanın gözü dönmüş; güzel ve mutlu bir hayat yaşamak yerine birbirlerine kurşun yağdırmayı tercih ediyorlardı. Bu 7 gezegen yıllar önce evrensel temel yasalardan biri olan Silahsızlık İlkesine karşı gelmiş; bu gezegenlerin tamamındaki farklı ülkelerde farklı güçlerde silahlar üretilmiş ve büyük bir silahlanma dalgası başlatmıştır.

Galaktik Meclis eninde sonunda varolduğu günden beri ilk kez en acımasız kararını vermek zorunda kalmış. Evrensel yasanın birinci ilkesinin yaşamın kutsallığı olmasından dolayı; mümkün olduğu kadar az kayıpla tüm bu halkları SÜRGÜN etme kararı almış. Üstelik bir diğer ceza olarak gezegenlerini yok etmiş yada yaşanılamaz hale getirmiştir.

galaktikfederasyon

Bu kendinden geçmiş, kudurmuş öfke dolu halkları mümkün olan en uzak noktalardan biri olan Samanyolu galaksisindeki Dünya gezegenine göndermişler ve bu sapkın halkları baskı ve denetim altında tutmak için gezegenin yanına bir gözetleme uydusu koymuşlar (Ay). Bu sapkın halkların bir daha kendilerine asla ulaşamaması dileğiyle onları hep izlemişler….

Tabi ki sürgünler, biz dünya halkları oluyoruz…. evet çok büyük büyük atalamız milyarlarca yıl önce biryerlerde epey cozutmuş sanırsam. Biz de şu mitolojilerde ve din kitaplarında geçen “düşüş” temasını çok iyi anlayabiliyoruz şimdi cenetten (evrenden) koparıldık ve bu minnacık gezegende yaşamaya mahkum edildik. Sarı galaksiden bir gezegenden olan tüm sarıderili ve çekik gözlü dostlarımızla birlikte, Arp87’den gelen karaderili dostlarımız ve Centauri’den gelen beyazlar ve diğerleri. İşte hepimiz sürgünüz burda; iskelet yapımızla görünüşlerimizin de farklı olması işte bu yüzden; adem ve havvadan çıkmadık kessinlikle. Dahası Ay’daki gözetleme üssünden yüzyıllardır ilerleyişimizi yavaşlatmak ve idrakımızı köreltmek için böyle uyduruk masalları dünyaya yayan da onlardır. Gardiyanlarımız yani

Eeee ama herşey bir yere kadar artık tüm hikayeyi bildiğimize göre; bizi tekrar cenete alın lütfen; bizim de başka başka galaksilerdeki gezegenlerde dostlarımız olsun; idrakımızı serbest bırakın artık….

Müebbet hapis miydi yani cezamız??